Enerjiyi geri cagirmak diyenler de var.
Ne denir bilmiyorum.
Yalniz
serviler geliyor.
Bir yasi cagiriyorlar.
Gece ayi sunuyor.
Senden kacan ugurbocekleri suratimda bir noktaya konuyor.
Kadinligimi cekiyorlar goge. Cocuklugum topragin derinlerine…
arada bir yerde
bir hava boslugu
yakaliyorum.
Sen bir gece-avcisinin elinden kaciyorsun.
Tirpanindan mi basligindan mi korkmussun ne
Kanatlarima sakliyorum seni.
Kanatlarim
bana korku saliyor.
Kolay mi ki; SEN saklasin?
Bu kez sen dindiriyorsun. Sen tirpandan; ben kanattan… -Kanatlarimi sevmeyi ogutluyorsun. Ucup gidecegimi bile bile anlatiyorsun gogun rengini. Ayin parlakligindan daha parlak, isigi daha berrak bir gunesin gelecegini anlatiyorsun. Usulca ellerime birakiyorsun gecmisimi. Gulumsemem ve affetmem mi bekleniyor yoksa unutmam mi? Aman yarabbi!- Ama mesele buysa? Yarin bunu bekliyorsa benden. Tum geceler sabaha kavusacaksa illa… Ellerimi gevsetmem yeter mi ucmana?
Kanatlarim
kasilip
kalirlarken
senin ardindan el salliyorum
gokyuzune.
….
Ben ucamadim hayat. Bir mezarlikta sabah olsun diye bekliyorum.
Yillar gecti.
Topraktaki cocuk olmekte; kadinsa buhar oldu bir zamandir. Ama ne gunes geldi ne senin kokun, geri.
Adam!
bir mezarlikta ne cocuk, ne kadin
bir garabet;
kanatlari
yoluk, yalniz
beklemekte.
Gunes mi dogacakmis, sen mi gelecekmissin..
Oyle bir sey.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder